Londra’da İngiliz Hatunlara Türk’ün Gücünü.docx

Ben şuanda 29 yaşındayım ve hala bekarım, çünkü mala vur geç yapmayı sevenlerdenim. Bir iki kere düzenli ilişki denedim ama pek bana göre değildi sonu hüsranla bitiyordu. Üniversiteyi bitirdikten sonra güzel bir iş ayarladım ve işimden çok memnunum. Çünkü işim gereği çok sürekli geziyorum ve arada yurtdışına da çıktığım oluyor. Hatta ayda en az bir kere yurtdışına çıkmam gerekiyor desem yeridir. Hal böyle olduğu için her gittiğim yerde en kötü bir avrat düşürüyorum ve sikip bırakıyorum.

O zamanlar ben daha işte yeniydim ve yavaş yavaş alışmıştım. Fakat yurtdışına çıkma olayı beni tedirgin ediyordu. İlk defa ülkemden farklı bir yere gideceğim için biraz heyecan yapıyordum. Neyse kısa bir süre içinde uçak biletim filan şirketim tarafından ayarlandı ve hazırlanarak Londra uçağıma bindim. Genelde filmlerde gördüğüm yerleri canlı bir şekilde görmek beni çok heyecanlandırmıştı. Gittiğimde, iş görüşmesi yapacağım şirketten birini hava alanına göndermişlerdi ve beni bekliyordu. Adam benim için ayarladıkları otele yerleştirdi ve o gün dinlenmem için müsaade ettiler. O gün dinlendim ve evraklarımı kontrol ederek biraz çalıştım. Ertesi gün iş görüşmesini tamamladım ve olumlu bir sonuç aldım. Şirketim bu büyük işi ayarladığım için çok sevindi ve bana orada bir hafta tatil yapmam için müsaade etti. Yapacağım bütün harcamaları da onlar karşılayacaktı. Ben otele gittikten sonra üzerime rahat bir şeyler giyerek dışarıya çıktım. İngiliz hatunları ve konuşma aksanları gerçekten çok güzeldi. Geri dönme deseler nerdeyse kabul edecektim. Bizim Türkiye’deki kızlar gibi Kezban değillerdi. Nerdeyse gözüme çarpan bütün güzel hatunlara yavşadım ve hiç olumsuz bir geri dönüş almadım. Tabi çoğunun erkek arkadaşı olduğu için o şekilde bir ilişkiye giremem gibisinden beni uyarıyorlardı.

Neyse merak ettiğim çoğu yere gitmiş ve gezmiştim. Artık karnım iyice acıkmıştı ve gözüme çarpan bir kafeye girdim. Telefonumu kurcalarken garson hatun yanıma geldi ve “Hoş geldiniz, ne alırsınız?” diye sordu. Tabi konuşmalar İngilizce geçiyor. Kafamı kaldırdığımda hatunu görünce çok tuhaf olmuştum. Sarı saçları, siyah gözleri, beyaz bir teni vardı. Yüzünde değişik bir güzellik vardı. Konuşması, güzelliği beni kendine çekiyordu. Güler yüzlü bir şekilde konuştuktan sonra biraz asıldım ve siparişimi verdim. Hatunda benden hoşlandı çünkü bir gözü hep benim üzerimdeydi. Uzun bakışmalar sonucu ondan hoşlandığımı ve oda benden hoşlandığını anlamıştık. Hatun elindeki not defterine bir şeyler yazdıktan sonra masama kağıdı koydu ve yanımdan ayrılarak tuvalete gitti. Heyecanlı bir şekilde notu açtığımda “Tuvalette çıkardım. Hafif kıllı amcığını yaladıktan sonra iyice zevke getirdim ve hemen ayağa kalkarak pantolonumu aşağıya sıyırdım. Sertleşen sikimi yavaşça amına doğru sokmaya başladım ve hatunu tuvalette bağırta bağırta siktim. Neredeyse bütün kafe ayağa kalkmıştı. Bütün bir hafta boyunca her gün yeni bir hatunu altıma aldım ve bir güzelce siktim.bekliyorum” yazısını görünce hemen kalkarak bende peşinden gittim. Tuvalete girdikten sonra kapıyı kilitledi ve direk dudaklarıma yapıştı. Deli gibi öpüşürken bende elimi götüne doğru indirdim ve okşamaya başladım. Bir süre öpüştükten sonra hatunun üzerindeki bluzu çıkardım. Atlında sütyen olmadığı için memeleri ortaya çıkmıştı. Memelerini yalayarak aşağıya doğru indim ve altındaki pembe taytı